Dolar 50,0221
Euro 56,1892
Altın 6.459,05
BİST 11.023,55
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 20°C
Yağmurlu
İstanbul
20°C
Yağmurlu
Çar 16°C
Per 13°C
Cum 12°C
Cts 12°C

Sivilceleri Sıkmak Kalıcı İzlere Neden Olabiliyor!

Ergenlik döneminde daha sık görülse de akne, yetişkinlikte de ortaya çıkabiliyor veya devam edebiliyor. Özellikle ağrılı ve derin sivilceler, ciltte kalıcı iz ve lekelere yol açabiliyor. Sivilceleri sıkmak, cildi sert şekilde temizlemek ve yanlış kozmetik…

Sivilceleri Sıkmak Kalıcı İzlere Neden Olabiliyor!
REKLAM ALANI
4 Kasım 2026 11:10
13

Ergenlik döneminde daha sık görülse de akne, yetişkinlikte de ortaya çıkabiliyor veya devam edebiliyor. Özellikle ağrılı ve derin sivilceler, ciltte kalıcı iz ve lekelere yol açabiliyor. Sivilceleri sıkmak, cildi sert şekilde temizlemek ve yanlış kozmetik ürünler kullanmak ise akne şikayetlerini artırabiliyor. Doğru cilt bakımı ve kişiye uygun tedaviyle akneyi kontrol altına almak mümkün oluyor. Memorial Şişli Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Gürkan Yardımcı, aknenin nedenleri, yanlış cilt bakımının etkileri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Akne yalnızca ergenlik döneminde görülmüyor

ARA REKLAM ALANI

Akne, toplumda oldukça sık görülen, bulaşıcı olmayan ve özellikle ergenlik döneminde ortaya çıkan bir deri hastalığıdır. En sık yüz, alın, göğüs ve sırt bölgesinde görülen akne, yalnızca ergenlik dönemine özgü olmayıp yetişkinlikte de devam edebilmektedir. Hormonal değişiklikler, genetik yatkınlık ve ciltteki yağ üretiminin artması akne oluşumunda önemli rol oynamaktadır. Akne oluşumunda ciltteki yağ üretiminin artması, gözeneklerin yağ ve ölü deri hücreleriyle tıkanması ve buna bağlı gelişen iltihaplanma etkili olmaktadır. Ergenlik döneminde hormonların etkisiyle artan yağ üretimi akne oluşumunu kolaylaştırmaktadır. Bununla birlikte adet dönemi ve gebelik gibi hormonal değişikliklerin yaşandığı süreçlerde de akne şikayetleri artabilmektedir. Özellikle kadınlarda yetişkinlik döneminde devam eden veya ilk kez ortaya çıkan akne vakaları görülebilmektedir. Ailede akne öyküsünün bulunması da genetik yatkınlık nedeniyle hastalığın görülme ihtimalini artırabilmektedir.

Cildi fazla temizlemek akneyi artırabiliyor

Akne oluşumunun temel nedenlerinden biri cildin kirli olması değildir. Bu nedenle yüzü sık sık yıkamak, sert temizleyiciler kullanmak veya yoğun peeling uygulamak doğru bir yaklaşım değildir. Aksine bu uygulamalar cildin doğal bariyerine zarar vererek tahrişe ve şikayetlerin artmasına neden olabilmektedir. Sivilceleri sıkmak, koparmak ve sürekli dokunmak da iltihaplanmayı artırarak ciltte kalıcı iz ve leke oluşma riskini yükseltebilmektedir. Gözenekleri tıkayan kozmetik ürünler ve uygun olmayan makyaj malzemeleri de akneyi kötüleştirebilmektedir. Terleme ve sürtünme bazı kişilerde şikayetleri artırabildiğinden özellikle spor sonrasında cildin nazikçe temizlenmesi önem taşımaktadır. Güneşlenmenin akneyi tedavi ettiği düşüncesi ise doğru değildir. Aşırı güneş maruziyeti, akne sonrasında oluşan lekelerin koyulaşmasına ve bazı tedaviler sırasında ciltte tahriş gelişmesine yol açabilmektedir.

Akneye karşı doğru cilt bakımı önemli

Akne oluşumunu tamamen önlemek her zaman mümkün olmasa da doğru cilt bakımıyla şikayetleri kontrol altında tutmak mümkündür. Bu kapsamda; 

Yüz, günde iki kez nazik bir temizleyici ve ılık suyla yıkanmalıdır. 
Cilt sert şekilde ovalanmamalı ve sık peeling uygulamalarından kaçınılmalıdır.
Makyaj ürünleri gece yatmadan önce mutlaka temizlenmelidir.
Gözenekleri tıkamayan, cilt tipine uygun nemlendirici ve güneş koruyucular tercih edilmelidir.
Saçın ve saç bakım ürünlerinin yüz bölgesine sürekli temas etmesi önlenmelidir.
Spor sonrasında terleyen cilt nazikçe temizlenmelidir.

Bazı kişilerde kan şekerini hızlı yükselten, yüksek glisemik indeksli besinlerin fazla tüketilmesi akneyle ilişkili olabilmektedir. Ancak beslenme tek başına aknenin nedeni olarak değerlendirilmemelidir.

Akne tedavisi kişiye özel planlanıyor

Akne tedavisi; kişinin yaşına, cilt özelliklerine ve aknenin şiddetine göre planlanmaktadır. Hafif akne vakalarında gözeneklerin tıkanmasını ve iltihaplanmayı azaltmaya yönelik ürünler kullanılabilmektedir. Daha belirgin vakalarda dermatoloji uzmanının değerlendirmesiyle farklı içeriklere sahip bölgesel tedaviler, gerektiğinde antibiyotikler veya hormonal tedaviler tercih edilebilmektedir. Şiddetli, ağrılı ve derin aknelerde ise uygun hastalarda ağızdan uygulanan daha güçlü tedavi seçenekleri değerlendirilmektedir. Akne tedavisinde sonuç almak zaman gerektirmektedir. Tedavilerin etkisinin ortaya çıkması birkaç hafta veya birkaç ay sürebilmektedir. Bu nedenle kısa sürede iyileşme görülmemesi tedavinin başarısız olduğu anlamına gelmemektedir. Tedavinin dermatoloji uzmanı kontrolünde sürdürülmesi, ilaçların doktor önerisi olmadan başlanmaması veya bırakılmaması önem taşımaktadır.

Sivilceleri sıkmak kalıcı iz bırakabiliyor

Aknenin en önemli sonuçlarından biri ciltte leke ve kalıcı iz oluşumudur. Özellikle derin, ağrılı ve iltihaplı sivilceler kalıcı iz açısından daha yüksek risk taşımaktadır. Sivilceleri sıkmak veya koparmak, iltihaplanmayı artırarak ciltte çökme, kabarma ve renk değişikliklerine neden olabilmektedir. Bu nedenle iz oluşumunu önlemenin en etkili yollarından biri akneyi erken dönemde kontrol altına almak ve sivilcelere müdahale etmemektir. Akne sonrasında oluşan kırmızı veya kahverengi lekeler zamanla azalabilmektedir. Güneş koruyucu kullanımı ise lekelerin koyulaşmasını önlemeye yardımcı olmaktadır. 

Tedavi cilt yapısına göre planlanıyor

Ciltte çökme veya kabarma şeklinde gelişen gerçek akne izleri ise kendiliğinden tamamen kaybolmayabilmektedir. Bu durumda kişinin cilt yapısı ve izlerin özelliklerine göre kimyasal peeling, mikro iğneleme, lazer uygulamaları, dolgu veya bazı cerrahi işlemler değerlendirilebilmektedir. Bu uygulamalar genellikle yeni akne oluşumu kontrol altına alındıktan sonra planlanmaktadır. Zkne, doğru yaklaşımla kontrol altına alınabilen bir deri hastalığıdır. Cildi tahriş eden uygulamalardan kaçınmak, uygun cilt bakım ürünleri kullanmak, sivilceleri sıkmamak ve gerekli durumlarda dermatoloji uzmanına başvurmak hem tedavi başarısını artırmakta hem de kalıcı iz ve leke oluşma riskini azaltmaktadır.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kaynak: Beyaz Haber Ajansı

REKLAM ALANI